Kayıtlar

Haziran, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

18. Hafta - Hamileler Birliği :)

Resim
Durduk durduk hepimiz aynı anda doğurmaya karar verdik sanırım :) Eski patronum, iş arkadaşım, sınıf arkadaşım ve görümcem hep beraber aramızda 1-3 ay farklarla bebeklerimizi bekliyoruz şu günlerde. Halden anlaması açısından da bu kişilerle görüşmek ayrı bir keyif veriyor tabii:) Özellikle şu ilk 3 aylık dönemi hamilelik yaşamamış ya da bu konuda hiç bilgisi olmayan birilerine anlatmak ayrı bir işkence oluyordu benim için. Şimdi onlarla görüşürken aynı şiddette olmasa da hepimiz benzer durumlar yaşamış olduğumuz için birbirimizi çok iyi anlıyoruz..

Kimse kimsenin halılardan iğrenip tuvalete koşmasına şaşırmıyor bile :D



Bu hafta yine güzel ziyaretlerle geçti.. Hafta sonu ilk konuğumuz eşimin Makedonya'da tanıştığı son "bekar" arkadaşlarımızdan Zeki'ydi :D Kahvaltı, masa tenisi, uçurtma derken güzel bir hafta sonu geçirdik:)


Hafta sonu diğer bir görüşmemiz konservatuvardan sınıf arkadaşım Didem ve eşi Savaşla oldu. Didem de benden bir ay ilerde ve kız bebek bekleyenlerde…

Kız Halaya Çekermiş! :)

Resim
Hep derler ya, kız halaya oğlan dayıya çeker diye. Bizim ailede bunun birebir örneğini yaşıyoruz:) Şu an yan yana geldiğimizde tip olarak aynı olmasak da, İnci tam benim küçük versiyonum oldu:)
Kendi bebeğimin de kız olacağını öğrendiğimden beri merak ediyorum kendi kızım bu kadar benzeyecek mi bana acaba:) 
Bunun bir kanıtı da bu fotoğraf:)

Aynı yaşlarda çekilmiş soldaki İnci, sağdaki ben :) 

Gel de inkar et, benzemiyoruz de şimdi.. Mümkün değil.


Benim kızımın da iki halası var bakalım hangisine benzeyecek :)

Sürmezsem çatlarım!

Resim
Her güzel şeyde olduğu gibi hamilelikte de zor yanlar oluyor tabii.. Bunlardan biri de son 1 aydır gündemimde olan "çatlaklar". İnternet üzerinden bir araştırayım dedim, ohooo.. O onu sürmüş çatlamış, diğeri diyor onlar bir işe yaramaz. Biri diyor ne sürersen sür annende çatlak varsa sende de olur. Anneme soruyorum "çatlak değilim ben!" diyor :D Neyse hepsini okuyup çevremdekilere de sorduktan sonra kendimce bir orta yol bulup gittim aktara..

Aklımda sadece kakao ve badem yağı almak vardı ama sonradan annem ve aktarın da müdahaleleriyle Susam-Kayısı-Tatlı Badem ve Kakao yağları aldım.. En son aktar Buğday Yağını da "bu da benden olsun" diyerek poşete atınca, 2 derken 5 çeşit yağ alarak çıktım dükkandan..


Eve gelince önce katılaşmış olan kakao yağını erittim, sonra elimdeki bitmek üzere olan vücut spreyi şişesini yıkayıp hepsini doldurdum.. Her gün sürmem gerekiyormuş, ama nerede.. Şu ana kadar yine iyi dayandım ama 5 ay daha aynı istikrarı gösterebilir miyi…

Canım İncir Reçeli Çekmiş- Yaptım, oldu :)

Resim
Bir haftadır canım incir reçeli istiyordu ama tabi "etiket okuma" konusunda eskiden beri gelen takıntım hazır reçelleri almama engel oldu..Yok glikoz şurubu, yok koruyucu derken insanın içi el vermiyor haliyle..
Organik vs. bulmaya uğraşacağımıza bir şansımızı deneyelim dedik ve kayınpederimden "yeşil incir" istedik. O da gezmiş aramış zar zor bir poşet bulup göndermiş bana sağ olsun:) Tabi onlar Aydın' dan buraya gelene kadar biraz telef olmuş ama yine ayıklayıp bir kısmını ayırdım.. O kadar incirle reçel olur mu olmaz mı derken eşim ertesi gün iş yerine elinde bir kutu incirle döndü.. Tesadüfen bir ağacın üstünde bulmuş, toplamış. Onları da ekledik...
Bu sabah iş yerine gittiğimizde arabayı altına park ettiğimiz ağaca kafamızı kaldırıp bir baktık ki üzeri tam benim istediğim gibi incir dolu:) Artık nasıl içten istemişsem, zamanı geçmiş diye düşündüğümüz incir her yerde karşıma çıktı:)

İnternetten birkaç tarif okuyup başladım reçel yapımına... Tahmin ettiğimden d…

Düğünümüz varr! :) "İki Canlı" Nikah Şahidi :)

Resim
Lise yıllarından beri en yakın arkadaşım Tuba' yı evlendirdik bu hafta sonu:) Oldu olacak, az kaldı derken geçip gitti bile.. İş güç vs yüzünden ne sözüne ne de nişanına katılabilmiştim arkadaşımın:( Bunun üzüntüsü bir yandan, mutluluğunu görmek bir yandan duygusallığım ikiye katlandı 2 gündür..
2011 ve 2012 yıllarında ben aynı heyecanları yaşarken Tuba sağolsun en yakın dostum hep benimleydi..Eksik olmasın. Hatta benim nikah şahidim o olmuştu. Aradan 2 yıl geçti bu sefer de ben nikah masasına onun şahidi olarak "bebeğimle" birlikte oturdum:) Kızımla beraber şahit olduk bu mutluluğa.. Umarım yüzleri hep böyle güler, çoğalarak devam eder sevgileri, mutlulukları:)
Kınaya eşim ve annemle birlikte gittik.. Eşim Aydın- Sökeli; bizi kendi nişan ve kınamızda oynarken gören Tuba'nın babası, Zeybek sevgisinden dolayı bizi 2 kez piste alıp zeybek oynattı:) Oynamak deyince akrabalar arasında adı çıkmış olan ben, kendimi zor tutuyorum büyüyen göbüşümle:)) İlk şarkılarda tuttum ama…

16. Hafta - Gezenti Anne Adayı:)

Resim
Bu haftamıza doktor randevusu, arkadaş ziyaretleri derken yoğun başladık. Hafta başında 4. ay kontrolü ve cinsiyet öğrenmek için doktorumuza gittik. Çok şükür her şey yolunda, güzel haberlerimizi aldıktan sonra hazır çıkmışken bir kapı yapmadan dönemedik annemle eve:) Biraz çarşıda gezdikten sonra aile dostlarımızdan olan "Şerife Teyze"me ziyarete gittik. Her şey çok güzel, yedik içtik ve sonrasında ben yokum; çünkü yine koltukta uyuyakalmışım :) Tamam eskiden de uykucu biriydim ama bu hamilelikten sonra uykumu kontrol edemez oldum:)Neyse ki herkes bu dönemlerden geçmiş ve beni yadırgamıyorlar.. Salı günü ne zamandır uzak kaldığım iş yerimize gidebildim. İlk kez gün içinde hiç uyumadım, uğraşacak bir şeyler bulunca uykuyu unutuyorum sanırım:)O günün akşamı da amcamları ziyarete gittik, yine 2 kapı yapmadan günü bitirmedim.


Çarşamba günü sabah yeğenim Bora'nın kapı önündeki sesiyle uyandım. Arka odada uyuyan ben, apartmanın ön tarafındaki sokaktan gelen sesi nasıl duyabild…

15. Hafta ve Cinsiyet Tahmin Kampanyası:)

Resim
Hazır bulantılarım geçmiş, iştahım açılmışken bu sefer de bende bir boşluk ve kaygı oluştu.. Mide bulantısı ve hamileliği o kadar bağdaştırıp normal görmeye başlamışım ki, kusmadığım için bebeğe bir şeyler olduğundan korkmaya bile başladım. Neyse ki fazla kaptırmadım kendimi bu düşüncelere ve başka şeylere odaklanmaya çalıştım. Kafası boş duramayan bir Başak olarak hemen kendime yeni bir uğraş buldum tabii ki:)

Son 1 haftadır gündemimizde yoğun bir şekilde bebeğimizin cinsiyeti var:)Herkes bir yorum yapar ya, bizde de tam öyle oldu. Yüzün güzelleşmiş "erkek", karnın yuvarlak "kız" vs. vs..

Ben de bunu bir kampanyaya dönüştürmeye karar verdim ve facebook sayfamda herkesten tahminlerini fotoğraf çekip veya yazıp yollamalarını istedim. Hem bu sayede şu her zaman olan "ben biliyordum da söylemedim, ben aslında kız diyecektim de sen erkek istersin diye dememiştim" vb. yorumlar yapılamayacaktı. Elimde kanıtlar olsun istedim. :) Sağ olsun bir çok arkadaşım, akraba…

Başlangıçtan 15. Haftaya kadar..

Yazmaya 15. haftadan başlamış olabilirim ama bu başa dönmeyeceğim anlamına gelmez:)Her ne kadar geçtiğimiz aylara bakınca; kendinden geçmiş, hiçbir şey yiyemeyen, ne yese çıkaran ve her şeyden midesi bulanan bir Merve gelse de gözümün önüne, hatırlamak isteyeceğim güzel anlarım da oldu. Bunları yazmadan geçmek haksızlık olacaktı.. Şimdi dönelim en başa..

Her ay test çubuğunda ikinci çizgiyi arayan ben 19 Mart günü eski patronumdan gelen enteresan bir telefon aldım. Kendisiyle uzun zamandır görüşmemiştik ve beni rüyasında görüp bunun üzerine aramış. Hamile olabileceğimi düşünmüştü. Bunun üzerine içime düşen şüphe ile gidip bir test aldım ve akşam eşimden gizli uyguladım.. Her zamanki gibi hayal kırıklığına uğramamak için de üzerini kapatmış, 5 dk boyunca bakmayacaktım. Ancak bu pek mümkün olamadı, kapıyı açtığım anda oluşan rüzgarla testin üzerindeki peçete uçtu ve miyop olan ben 3 mt mesafeden o 2. çizgiyi görebildim! :) Gözlerime inanamıyor, bir yandan da eşime bu müjdeyi nasıl verece…

Bebekten öncesi ve ben...

Üniversitede okuduğum Bilgisayar Programcılığı bölümünü müzik sevdası yüzünden bırakıp konservatuvara hazırlanmaya başladım. Müzik/Temel Bilimler bölümünü kazandığım üniversitenin ilk yılında çalışmaya başlamış ve tercihimi hep eğitmenlikten yana kullanmıştım.. Mezun olduktan sonra 1 yıl daha Sakarya'da kalıp hem formasyon almış, hem de MEB'e bağlı olarak müzik öğretmenliği yapmıştım. Bu kadar okumak yeter; çalışmaya devam diyerek İstanbul'a -memleketime- geri döndüm..ve şu an yaşadığım hayat bu dönemlerde şekillenmiş oldu. 

Üniversitenin son yıllarından itibaren hem iş hem hayat arkadaşım olan sevgilim Muratla 2012 yılında evlendim... Benim erkek versiyonum olan eşimle hep aynı iş yerlerinde çalıştık, aynı okulda okuduk..Yükselenleri Yengeç olan iki Başak burcuyuz:)Kısacası ben ruh eşimi buldum, darısı herkesin başına..

İstanbul'da 0-5 yaş özel bir oyun & eğitim merkezinde Müzik öğretmeni olarak çalışan ben, bebek sınıflarına da sırf onlara olan yoğun ilgimden ve bu…

Başlıyoruz...

    Blog yazma fikri hiç aklımda yoktu aslında bu zamana kadar.. Hatta garip gelirdi. İşim gereği bir çok blogger anne ile tanıştığım oldu. Neden bu kadar önemsiyorlar bu işi diye düşünür, anlam veremezdim.. Ta ki o mutlu haberi alana kadar:) Şu an tam 15 hafta oldu hayatımda büyük bir değişiklik olalı... İnsan nereye ne yazacağını, ilerisi için ne hatıra biriktireceğini şaşırıyor haliyle... Ben de bu hislerle başladım yazmaya.. Hatta geç bile kaldığımı düşünüyorum, ilk haftalarda da yazsaymışım keşke. Neyse, bir yerden başlamak gerekiyordu ve işte artık başlıyoruz :)