Televizyonlu Hayata Giriş- İlk gözlemler

Daha önce de bununla ilgili bir şeyler paylaşmıştım. Biz Mercan 2 yaşına gelene kadar televizyonu radyo modunda çalıştırdık. Bütün gün müzik dinledik. Akşamları da Mercan uyuduktan sonra bazen açıldı, bazen aklımıza gelmedi televizyon..
O dönemde çalışmıyordum; evde veya dışarıda oyalanacak bir sürü şey buluyorduk. Zaten oyun oyna, yemek yap, uyut, markete git vs derken gün yetmiyor insana..Öyle böyle derken televizyonun eksikliğini hiç hissetmeden devam ettik 2 yaşına kadar.

Sonrasında; yani son 3-4 aylık dönemde atölye işlerini biraz yoğunlaştırdım. Daha fazla ders yapıyorum ve orada daha çok vakit geçiriyorum. Tabii tüm bunlar olurken Mercan hep yanımda. Bütün derslerde benimle. Normalde çocuklar haftada 1 veya 2 kez derse gelirken Mercan neredeyse aynı konunun işlendiği 13 derse giriyor :) Gerçi onun bir şikayeti yok, hala merakla istiyor. Aynı oyunları tekrarlamaktan bazen sıkılsa da bir sonraki ders yine katılmak istiyor...

Böyle yoğun bir tempo içine girmişken ben de ona biraz mola zamanı sunmak istedim. Zaten bir süredir kendi kendine oyun kurup oynayabildiği için yalnız bırakmaya çalışıyordum, ama beni yakalayıp yine oyun oynamak ve dersleri tekrar etmek istiyordu..Bu noktada televizyonu kısa kısa hayatımıza eklemeye başladım; ama birlikte izleyecek şekilde. Çünkü araştırmaların gösterdiğine göre televizyon da düzgün değerlendirildiği takdirde eğitici olabiliyor. Örneğin çizgi filmi izlerken çocukla sürekli iletişim halinde olmak; sence neden öyle yaptı? Bu kim? Ne renk giymiş? gibi sorularla, televizyon karşısındaki o hipnoz haline engel olabiliyorsunuz.

Ders aralarında veya bitiminde TRT Çocuk kanalını izlemeye başladık bu şekilde.. Yeğenlerimden bildiğim kadarıyla diğer kanallarda pek bize göre bir şey yok. Disney Channel, Minika Çocuk gibi kanallarda reklamlar bile benim için bir olumsuz etken.. Mercan henüz şeker, çikolata vb ile tanışmadı. Markette görünce de istemiyor ama 1-2 kere o reklamları izlese bir daha önüne geçmek zor.. Neyse o apayrı bir konu zaten..

Trt Çocuk kanalında da izletmeyi tercih etmediğim bazı çizgi filmler var; ama sevdiklerim daha çoğunlukta.
Hazır yeri gelmişken onları da yazayım madem;



  • Benim öncelikle en sevdiğim : Rafadan Tayfa. Tam da özlemini duyacağımız bir mahalle arkadaşlığı var çizgi filmde. Birbirlerine destek oluşları, yaratıcılıkları, kötü söz ve davranışlardan uzak duruşları ile bizden tam not aldı. Büyükler için de izlemesi keyifli. Benim için bir güzel yanı da çikolata, şeker, kurabiye vs yiyeceklere özendirme gibi bir durum yok. Zengin ve şımarık karakterler yok. El emeğinin önemi, çalışma, merak ve geleneksel değerler ön planda. Çok doğal ve gerçekçi bir çizgi film. Müzikleri de güzel :)


  • Diğer bir favorimiz ise: Harika Kanatlar. Güzel bir hayal ürünü, ama yine de bir noktada ayakları yere basabilen bir çizgi film. Benim için mantık önemli. Jet ve arkadaşları kendine özel görevleri olan uçaklar. Jet sürekli farklı ülkelerde yaşayan çocuklara teslimat yapan bir kurye. Bu noktada Coğrafya bilgisi için çok faydalı. Mercan henüz küçük olduğu için hangi ülke nerededir gibi kısımlarına dikkat çekmiyorum ama her ülkenin diline örnek verildiği anlar onun çok ilgisini çekiyor. "Burası Afrika'da bir ülke; teşekkür ederim şöyle denir.." şeklinde güzel bilgilendirici kısımları var.  Jet iyi niyetli, yardımsever bir karaktere sahip ve arkadaşları ile de güzel bir takım çalışması içindeler. Mercanın dikkatini daha çok bunlara çekerek izlemesini sağlıyorum.
Not: Harika kanatlar bana her izleyişimde Aliexpress i andırıyor nedense:D Dünyanın her yerinden gelen siparişleri getiren kırmızı bir uçak.. Bilmiyorum bende öyle bir izlenim yaratıyor ama neden olmasın :)


  • Ege ile Gaga: Bu da merak odaklı çizgi filmlerden. İzlemesi çok eğlenceli diyemem aslında. Ama yukarıda bahsettiğim; üzerine tartışma için uygun. Ege ve karga arkadaşı Gaga her bölümde yeni bir şey keşfediyor veya bir problem çözüyorlar. Bunları not aldıkları bir defterleri de var ki bu noktada sistematik çalışmayı gösteriyor olmaları güzel. İzlerken bolca soru sorabileceğiniz, üzerine konuşup yorum yapabileceğiniz güzel bir çizgi film. 

  • KARE : Müziklerinden dolayı sevdiğim bir çizgi film. Konusu hep zıt kavramlar üzerine kurulu. Yine bu çizgi filmde de soru sormak için bir çok alan var. Hangisi kısa, neden öyle olmuş gibi sorularla desteklenip öğrenmeye teşvik edilebilir. Bunun yanında bir de ekip çalışmasının vurgulanması ve fikirlere saygı gösterme konusunda etkili bir film. 

  • Son olarak da Heidi, çocukluğumdan kalma sevdiklerimden. Zor şartlarda hala güçlü kalıp mutlu olmayı seçebilen bir çocuk.. İlişkiler bazen tam da gerçek hayattaki gibi..Heidi' nin saf sevgisi ve inancı aslında hepimize örnek olacak cinsten :)
Bunların yanında daha az ve kontrollü olarak izlediklerimiz de var.


  • Elifin düşleri. Aslında meyve sebzeleri tanıma açısından güzel. Ama bir süre sonra sıkıcı oluyor ben izleyemiyorum :/ Mercanın da aynı şekilde fazla ilgisini çektiğini söyleyemem. Biraz fazla hayal dünyasında geçen bir film.. Bazen de yiyecekleri biraz fazla abartarak mm nefis vs diyor olması sıkıntı yaratabiliyor. Kış günü karpuz diye tutturabiliyor insan izleyince..

  • Niloya.. Mercan seviyor ama yine benim aramın iyi olmadığı filmlerden. Bu tarz seslendirmeler beni yoruyor sanırım o yüzden. Mercan sevdiği için onu da izliyoruz; hatta tiyatrosuna gittik.. Oyuncağını aldık.. Genel olarak konusu biraz hafif bir çizgi film ama bir şekilde çocukları daha çok kendine bağlıyor bu tarz filmler.. Pop müzik gibi.. Aslında bayılmıyorsun ama dinliyorsun bir şekilde.. Oyuncak satışında da etkili :) Çok da hakkını yemek istemiyorum, aile ilişkileri işleniyor, eğlenceli.. Ama beni çok sarmadı sanırım :)

  • Akıllı Tavşan Momo: Mercanın favorisi.. Aslında benim de hoşuma gidiyor ama bunda da sıkılıyorum ben :) Momo herkese yardım eden; kayıp eşyaları bulan bir tavşan. Dağınıklık vs konularına değinen bir çizgi film, arkadaşlıklar güzel.. 
http://www.trtcocuk.net.tr/istanbulmuhafizlari
  • İstanbul Muhafızları: Mercan bunu ilk kez yeğenlerimle birlikte izlemişti. Oradan aklında kalmış Gürgen açalım diyordu bir ara aklına geldikçe.. Dışardan bakınca şiddet içerikli olduğu düşünülen bu filmde aslında diğer kanallardaki çizgi filmler gibi bir şiddet yok. Yıllardır tarih dersinden kalan bir karakter var; İstanbul'un çeşitli yerlerine zarar vermek için planlar yapıyor. 4 kişilik bir grup olan çocuklar ise onu her seferinde durduruyorlar. Kaba kuvvet değil; planlarını bozmak biraz daha ön planda. Dolayısıyla ben bu filmden kötü bir örnek alacağını pek düşünmüyorum. Ama yanında olmak; kontrolü elden bırakmamak kaydıyla tabii. Sürekli izlemiyoruz ama güzel bölüm olunca kapatmıyorum.
Bir de bunların dışında Keloğlan, Köstebekgiller gibi daha büyük çocuklar için olanlar var; onları izlemiyoruz. Zaten günün belli saatlerinde açtığımız için genelde aynı şeylere denk geliyoruz. Bazen siteye bakıyorum daha bir sürü çizgi film var ama biz hiç görmedik :)

Görmemize de gerek yok zaten. İşi bağımlılığa dönüştürmeden faydalarını almak benim amacım.  Mercan 29 aylık.. Evet 3 yaşına kadar hiç izlemese daha iyi olur ama bizde böyle bir molaya ihtiyaç vardı. İyi de geldi. En azında bazen "tv acalım mı?" sorusuna "hayır izlemicem" cevabı alıyor olmak, kapalıyken TV için ağlamamak, açıkken benimle iletişimi koparmamak ve bir şeyler öğrendiğini görmek benim için önemli şeyler.




Bu blogdaki popüler yayınlar

Profilo KuruMax ile Evde Meyve Kurusu Deneyimi

Ürün Denemeleri - Heyner Capsula Multifix Aero (9-36kg) Oto Koltuğu

Kişisel Sınırlar ve Annelik