Bir de senle uğraşalım şimdi.



Son birkaç gündür üstümde bir sıkıntı, bir saçma haldir gidiyor.. Bir şeyler yazarsam belki rahatlarım dedim.. Internet veya kitaplarda kişisel gelişim, ilişkiler vesaire uçtuk gittik artık her yerde başka bir bilgi.. Her yerde ayrı bir mutluluk formülü.. Ama hala herkes mutsuz gibi geliyor bana.. Sanki o yazıp çizilenler daha çok mutluy"muş" gibi görünmeyi ya da kendini avutmayı öğretiyor gibi.. Herkes kendi mutluluğundan sorumlu diyor mesela biri..Bana da mantıklı gelirdi; hani olaylardan mutlu olunacak bir şeyler bulmak bizim elimizde vs vs..E tamam haklısın da, kimsenin kimseye ihtiyacı yokmuş gibi olmuyor mu o zaman da? Karşındaki kılını kıpırdatmazken; sadece yanında diye mutlu olmak..Sevmese yanımda olmazdı, yok yok seviyor yoksa şöyle yapmazdı diye düşünüp  samanlıkta iğne aramaktan yorulmaz mı insan? Bence yorulur.. Ben yoruluyorum mesela. Tam şu an hissettiğim bu.. Herkesin bana karşı davranışlarından, sözlerinden, yaptıklarından iyi bir şeyler çıkarmaya çalışmak.. 

-Böyle dedi ama vardır onun da bir sıkıntısı..
-Cevap yazmadı ama belki görmedi..Belki unuttu
-Unuttu ama onun da işi başından aşkın..
-Hala bir şey yapmıyor, belki de anlamadı kırıldığımı..
-Böyle şeylere önem vermiyor artık, belki şöyle oldu böyle oldu.. Yan yattı, dağa kaçtı, inek içti..

Yazarken yoruldum. Başkası adına bahane üretmekten yoruldum; ve kendimi avutmaktan. Kimseye neden böyle yapıyorsun diye de soramam.. Sormam çünkü; ben olabilecek her şeyi zaten kafamda kurmuşum.. Cevabını bildiğim soruları sormayı sevmem.. Ama isterim elbette ben sormadan bi hissedilsin, bi duygular tercüme edilsin.. İsterim ki biri de çıkıp "ya ben geçen şöyle yaptım ama; şu yüzden" desin..En olmadı

"sen, hayırdır? Neyin var?" desin...

Ben yapmaya çalışıyorum diye başkalarından da bunu bekleyerek çok şey istiyorum biliyorum. Çok şey istemediğimi sanırdım aslında eskiden. Ne güzel bak masrafsız insanım derdim.. Ama manevi beklentiler en pahalısıymış bilememişim.. Şimdi seçimlerimle çevremdekileri aslında ne kadar zorladığımı farkediyorum..

Normal biri olmak daha kolaylaştırırdı belki işleri. Normalden kastım işte popüler olan her şeyi seviyor olmak.. Standart donanımda ne varsa; çiçek, çikolata, elbise, ruj, yüzük, ayakkabı ve bunların en pahalılarına duyulan hayranlık bende de olsa..Nutella kaşıklayıp, Starbucks'ta kahve içmeden kendime gelemeyen biri olsam.. İnsanlar benim için bir şey yaparken hiç zorlanmazdı belki.. Kredi kartına 3 taksit; o iş tamam.. Gel gelelim öyle olmuyor bizde..

^Mesela en basiti; doğum gününde sürpriz yapacaksın ama şeker yemiyor karşındaki.. E pastasız da olmaz?
^Evinde yardım edeceksin ama hatun takıntılı; tezgahta o olmasın, bardaklar yerinde olsun..E Kim bulacak şimdi her şeyin yerini?
^Evlenme teklifi edeceksin; pırlanta takmaz.. E şimdi tektaş olmadan olmaz?
^Yemeğe, sinemaya, gezmeye, herhangi bir yere davet edeceksin; çocuğunu bırakmaz.. E çocukla da rahat olmaz?
^Derdini anlatacaksın; yine çok gerçekçi davranır kesin canını sıkar.. Keşke gidip o kadının boğazını sıksa, sen öyle isterdin ama yapmaz?
^Hediye alacaksın; cimridir o normalde kendine pek bir şey almaz..E o almıyorsa sen niye alasın?
^Kesin arayacaksındır ama o telefonla konuşmayı pek sevmez; mesaj yazar.. E parmakların yorulacak?
^Seviyor diye fotoğrafını çekmek istersin; ama şimdi kesin poz veremez utanır. E onu mu bekleyeceksin?


Ve bunun gibi bir sürü antika huy..
O zaman ne yapacaksın? Tabii ki de hiçbir şey.. Alternatif üretmeye uğraşacak; onun için bir şey yapmak isteyecek değilsin ya.. Herkes kendi mutluluğundan sorumlu zaten.. 

Böyle düşününce şimdi hak verdim sanırım biraz... Yoksa yine mi başkası adına bahane üretip kendimi avuttum şimdi ben? 
Aman yok canım yapmamışımdır...

Yine de yazmak iyi geldi... 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Profilo KuruMax ile Evde Meyve Kurusu Deneyimi

Ürün Denemeleri - Heyner Capsula Multifix Aero (9-36kg) Oto Koltuğu

Kişisel Sınırlar ve Annelik