Kayıtlar

Öne Çıkan

Kişisel Sınırlar ve Annelik

Resim
Son zamanlarda sosyal medya paylaşımlarında sıkça gördüm bu görseli..  Diğer bir çok anne gibi benim de son 1,5 yılım böyle geçtiğinden hemen ilgimi çekti tabii:) Benim gibi yalnız olan; tuvalete girebilmek için bile akşam eşinin eve gelmesini bekleyen anneler için daha güzel bir tasvir olamazdı :) Bu aralar sürekli aklımdan buna benzer durumlar geçiyor.. Aklımda duracağına yazayım da burada dursun istedim her zamanki gibi:)
Öncelikle bu yazacaklarımı okurken; içinde hiçbir şikayet, serzeniş vs bulunmadığını, tamamen durum değerlendirmesi olduğunu belirtmek isterim ki ona göre seslendirerek okunsun;) Ayrıca da konunun uzmanı değilim; bir sonuç  beklemeyin  😄

Bugün bir tv programında  ilişki/aile koçu bir hanımefendi güzel güzel anlatıyor:
"Sağlıklı bir ilişki için sınırların korunması çok önemli.. Herkes kendine ve karşısındakine saygı duyup; kişisel alanına müdahale etmemeye  çabalarsa, ilişki daha uzun ömürlü olur."

Bunu duyunca ne kadar mantıklı geliyor insana.. Bir nok…

Bir de senle uğraşalım şimdi.

Resim
Son birkaç gündür üstümde bir sıkıntı, bir saçma haldir gidiyor.. Bir şeyler yazarsam belki rahatlarım dedim.. Internet veya kitaplarda kişisel gelişim, ilişkiler vesaire uçtuk gittik artık her yerde başka bir bilgi.. Her yerde ayrı bir mutluluk formülü.. Ama hala herkes mutsuz gibi geliyor bana.. Sanki o yazıp çizilenler daha çok mutluy"muş" gibi görünmeyi ya da kendini avutmayı öğretiyor gibi.. Herkes kendi mutluluğundan sorumlu diyor mesela biri..Bana da mantıklı gelirdi; hani olaylardan mutlu olunacak bir şeyler bulmak bizim elimizde vs vs..E tamam haklısın da, kimsenin kimseye ihtiyacı yokmuş gibi olmuyor mu o zaman da? Karşındaki kılını kıpırdatmazken; sadece yanında diye mutlu olmak..Sevmese yanımda olmazdı, yok yok seviyor yoksa şöyle yapmazdı diye düşünüp  samanlıkta iğne aramaktan yorulmaz mı insan? Bence yorulur.. Ben yoruluyorum mesela. Tam şu an hissettiğim bu.. Herkesin bana karşı davranışlarından, sözlerinden, yaptıklarından iyi bir şeyler çıkarmaya çalışmak.…

Televizyonlu Hayata Giriş- İlk gözlemler

Resim
Daha önce de bununla ilgili bir şeyler paylaşmıştım. Biz Mercan 2 yaşına gelene kadar televizyonu radyo modunda çalıştırdık. Bütün gün müzik dinledik. Akşamları da Mercan uyuduktan sonra bazen açıldı, bazen aklımıza gelmedi televizyon..
O dönemde çalışmıyordum; evde veya dışarıda oyalanacak bir sürü şey buluyorduk. Zaten oyun oyna, yemek yap, uyut, markete git vs derken gün yetmiyor insana..Öyle böyle derken televizyonun eksikliğini hiç hissetmeden devam ettik 2 yaşına kadar.

Sonrasında; yani son 3-4 aylık dönemde atölye işlerini biraz yoğunlaştırdım. Daha fazla ders yapıyorum ve orada daha çok vakit geçiriyorum. Tabii tüm bunlar olurken Mercan hep yanımda. Bütün derslerde benimle. Normalde çocuklar haftada 1 veya 2 kez derse gelirken Mercan neredeyse aynı konunun işlendiği 13 derse giriyor :) Gerçi onun bir şikayeti yok, hala merakla istiyor. Aynı oyunları tekrarlamaktan bazen sıkılsa da bir sonraki ders yine katılmak istiyor...

Böyle yoğun bir tempo içine girmişken ben de ona biraz …

Anne Sütüne Devam; Emzirmeye Veda..

Resim
10 Haziran 2016:
Mercanın memeye  veda ediş anı.. Daha önce paylaşmıştım bu konuda gerçekten sıkıntı yaşıyorduk; tamamen kesmeye kendimi  hazır hissetmediğim  için doktorumuz  “En azından günde 3-4 sefere indirmeyi deneyebilirsin, ama 1 ay geçip hala bir değişiklik olmazsa  artık kesmeni  öneririm” demişti… Daha uzun zaman oldu bizde azalma değil daha da çoğalma  oldu.. Psikolojimi iyice etkilese de devam etmeye çalıştım.. Ama kötü geçen  3 günün üstüne 9 Haziran gecesi artık olay doruk noktaya ulaştı buna bir son vermeye karar verdim.. Çünkü sinirlerim çok yıpranmış ve artık Mercan’a da bunu belli etmeye başlamıştım…Sabah kalktığında uzun uzun emzirdikten sonra kendimi de hazır hissedince gece aklıma gelen silikon sutyeni  bulup taktım. Straplez vs elbiseler için bir çok yerde satılanlardan; ben Penti’den  almıştım..
Mercan zaten kahvaltının  yarısında başlamıştı tekrar meme istemeye. Koltuğa geçip ona artık “meme bitti” deyip göğsümü  gösterdim.. O anı da videoya çekmiştim yukardaki …

Fikirbaz Atölye Açıldı

Resim
Fikirbaz Atölye Sanat&Etkinlik Pendik'te faaliyete başladı :) Detaylı bilgi için Sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz
FACEBOOK SAYFAMIZ; http://facebook.com/fikirbazatolye
INSTAGRAM;  http://instagram.com/fikirbazatolye


Yeni Web Sitesi

Bu aralar blogger'ın imkanları bana kısıtlı hissettirmeye başlayınca işleri biraz daha detaylandıralım istedim. Yeni web sitesini tasarlamaya başladım, hadi bakalım hayırlısı :) İşten güçten fırsat bulamayacağımı biliyorum ama er ya da geç o web sitesi burada olacak :D
Başlamak işin yarısı mıydı? Nasıldı o iş?:D

Bebek Konferansı 2016

Resim
Uzun zamandır takip edip uzak diye katılamayacağım diye üzüldüğüm bir programdı aslında Bebek Konferansı. Çünkü Mercanla gezmek artık eskisi kadar kolay değil; toplu taşıma ile çok zorlanıyoruz. Daha da ötesi konferansa bebekle katılım yoktu... Ben böyle düşünüp umudu kaybetmişken Pazartesi günü çalan telefonla her şey değişti: arayan Şebnem Çavuşoğlu idi. Yani Hayaller Fabrikası Ajans Başkanı; konferans moderatörü.. Davet böyle bir yerden gelince artık ne olursa olsun o toplantıya gidilmeliydi ve şartları zorladım. Sağ olsun eşim destek olup işlerini ayarladı ve birlikte gittik; o Mercan ile baba-kız günü geçirdi ben de konferansın ikinci yarısına da olsa katıldım. Öncesini de yol boyunca web sitesi üzerinden canlı yayınla takip ettim.


Genel olarak "ilk 1000 gün" denen kavram aslında insan hayatında bir çok şeyin şekillendiği dönem: beslenme alışkanlıklarından, ruhsal yapımıza, karakter özelliklerimize ve yaşayacağımız sağlık problemlerine kadar.. Bu yüzden ebeveynlerin öz…